Bulgur Çekme Geleneği ve Mengeneciler
Hakkında
Urfa Sokaklarında Bulgur Çekme Geleneği ve Mengeneciler
Şanlıurfa’nın geleneksel yaşamında bulgur,
yalnızca bir yiyecek değil,
aynı zamanda imece kültürünün,
el emeğinin ve mahalle dayanışmasının önemli bir parçasıydı.
Yıl boyunca tüketilecek bulgurun hazırlanması,
zahmetli ancak bir o kadar da köklü bir gelenek olarak sürdürülürdü.
Bu geleneğin şehirdeki en önemli temsilcileri ise “Mengeneciler”di.
Eskiden evin yıllık bulgur ihtiyacını karşılamak için buğday önce kaynatılır,
ardından damlarda serilerek kurutulurdu.
Kuruyan buğday, sokak sokak dolaşan Mengenecilere teslim edilir
ve büyük taş veya demir düzeneklerden oluşan mengene ile çekilirdi.
Mengenelerin iki yanında bulunan çevirme kolları,
el gücüyle döndürülür;
böylece buğday bulgur hâline getirilirdi.
Daha sonra “Tepirciler” tarafından elenerek pilavlık ve
çiğköftelik gibi kullanım alanlarına uygun irilikte ayrılırdı.
Mengenecilerin çalışmaları,
Urfa sokaklarının günlük hayatına da ayrı bir renk katardı.
Kimi zaman mahalle mahalle dolaşarak iş arayan bu ustalar,
kimi zaman da belirli semtlerde topluca bekleyerek müşterilerinin gelmesini beklerlerdi.
Sırtlarında taşıdıkları mengeneler,
onların mesleğinin en belirgin sembollerinden biriydi.
1980’li yıllarla birlikte bu geleneksel çalışma biçiminde önemli bir değişim yaşandı.
İnsan gücüyle çevrilen mengenelere motorlar takılmaya başlandı.
Böylece bulgur çekme işi daha hızlı ve kolay hâle geldi.
Eskiden ustaların sırtında taşıdığı mengenelere ise lastik tekerlekler
takılarak sokaklarda daha rahat hareket ettirilmeleri sağlandı.
Teknolojinin günlük hayata girmesiyle birlikte mesleğin çalışma biçimi
değişse de Mengenecilerin Urfa kültüründeki yeri uzun süre devam etti.
Bulgur hazırlama geleneğinin bir başka önemli aşaması ise
“dövme” yapımıydı.
Aşure gibi geleneksel tatlılarda kullanılan dövme için kaynatılan bulgur,
“madar” adı verilen yerlere gönderilirdi.
Burada “madar beygiri”nin çevirdiği taş yardımıyla bulgur ezilir
ve kabuklarından ayrılırdı.
Bu işlem, Urfa’da geçmişte kullanılan geleneksel üretim yöntemlerinin
ne kadar çeşitlilik gösterdiğini de ortaya koymaktadır.
Urfa’nın tanınmış Mengenecilerinden biri de
“Mengeneci Şububub Abe”
lakaplı Abdurrahman Halepmollası idi.
Bulgur çekmek için gittiği evlerde pekmez ekmek yemesiyle tanınan
Abdurrahman Halepmollası’na, tatlı anlamına gelen “şububub” lakabı verilmişti.
Bu tür lakaplar, Urfa’nın sosyal hayatında insanların meslekleri,
alışkanlıkları ve kişilik özellikleri üzerinden nasıl hatırlandığının güzel örneklerinden biridir.
Fotoğraf 1988 yılında A. Cihat Kürkçüoğlu tarafından çekilmiş
ve Urfa sokaklarında bulgur çeken bir Mengeneciyi göstermektedir.
Fotoğraf, bugün büyük ölçüde unutulmuş olan bir mesleği ve
üretim biçimini belgeleyen değerli bir kültürel miras niteliğindedir.
Bulgur çekme geleneği; yalnızca bir üretim faaliyeti değil,
Urfa’nın mahalle kültürünü, el emeğini, dayanışmasını ve günlük
yaşamını yansıtan önemli bir şehir hafızasıdır.
Mengeneciler ise bu hafızanın sokaklardaki emektarları olarak geçmişten
günümüze Urfa’nın kültürel mirasında özel bir yer edinmiştir.
Galeri