Kör Serçe ve Kırmızı Arı Hikmeti.
About
*Rızık: Çalışmak mı, Allah’ın Takdiri mi?*
Kör Serçe ve Kırmızı Arı Hikmeti.
İnsanın en çok sorguladığı mesele budur:
“Ben bu kadar didiniyorum ama kazanamıyorum.
O adam yatıyor, ondan çok var.”
Cevap tek taraflı değil.
İslâm ikisini de bir arada tutar.
1. Esas: Rızık Allah’tandır
Kur’an çok net:
“Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın.”*
Hud Suresi, 6
“Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.”
Al-i İmran, 37
Rızkın sahibi Allah’tır. Ne zekân, ne torpilin, ne de 18 saat çalışman rızkı “yaratır”.
Sadece sebeplere sarılmanı sağlar.
2. Sebep: Çalışmak da Emirdir
Ama Allah,
“Otur, gökten indireceğim” demiyor..
“Yeryüzünde dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın.”
Cuma Suresi, 10
“İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır.”
Necm Suresi, 39
Peygamber Efendimiz s.a.v. kendisi tüccardı. Çalışmak rızkı getirmez, ama rızka giden kapıyı çalmaktır. Sen tohumu ekersin. Yağmuru Allah indirir.
3. Kısa Bir Misal: Kör Serçe ve Kırmızı Arı
Bunu en iyi anlatan kıssa, 1952’de Demokrat Parti Ocağı’nın ilk yıllarında yaşanmış.
Hasat dönemiydi. Allah öyle bir bereket vermişti ki, köyün her yerinde buğday, arpa, mercimek evlerin önüne serilmiş, güneşte kuruyordu. Kışa saklanacaktı.
O gün Sofi Muhammed, Bekir Ağa’ya ait köy odasının önünde çayını yudumlarken dikkatini bir şey çekti. Kırmızı bir arı, buğdayın üzerine konuyor, sonra Bekir Ağa’nın traktör garajına giriyordu. Bir daha geliyor, yine giriyordu.
Merak etti. Garaja girdi.
Küçücük bir takta deliği gördü.
Arı oradan çıktı, gitti, sonra yine o deliğe girdi.
Başını kaldırıp içeriye baktığında bir serçe gördü.
Elini uzatıp aldı. Serçenin gözleri kördü.
Hayret içinde kaldı:
“Bu kör serçeye bu kırmızı arı nasıl yem taşıyor?”
Olayı Bekir Ağa’ya anlattı ve dedi ki:
“Ağa, Allah dilese suyun dibinde olsan dahi sana rızkını gönderir.”
O kör serçe ne tarlaya gidebildi, ne buğday toplayabildi. Sebebi yoktu.
Ama Allah’ın rızkı, bir kırmızı arıyı ona postacı yaptı.
4. Sır Nerede? Tevekkül Tedbir Dengesi
İşte bu misal her şeyi özetler:
“Ben çok çalışırım, alırım.”
Kibir. Firavun mantığı. Allah alır, bereketi gider.
“Allah verirse verir, yatayım.”
Tembellik. Allah kuşu yuvada bekletmez, uçup yem aratır.
*Doğrusu: “Kazmayı vur, duayı bırakma.”
Sen kör serçe gibi aciz de olsan,
Allah sana rızkı ulaştırır.
Ama senin görevin, elinden geldiğince çalışmak, helal daireden çıkmamaktır.
Özet Cümle:
Çalışmadan rızık beklemek ahmaklıktır. Sadece çalışıp Allah’ı unutmak da hüsrandır. Mümin, toprağı eşer ve göğe bakar.
Çünkü rızık, senin gücünle değil,
“Rezzak” olan Allah’ın vaadiyle gelir.
İster traktörün garajına, ister bir arının kanadıyla.
Peygamber Efendimizin (asm) şu hadis-i şerifi ona büyük bir ümit kaynağı olur:
"Eğer siz Allah'a hakkıyla tevekkül ederseniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırır."
(Tirmizi)
Her insanın, kâfir de olsa müşrik de olsa rızkı Allah'a aittir.
Allah bütün canlılara yetecek miktarda rızık yaratır.
Ama bazan yeryüzündeki zalim ve zorbalar mustaz'af insanların rızıklarını gasbetmeye yeltenirler.
Onların da cezası Allah'a aittir.