Urfa İdare-i Hususiye Binası ve Urfa Hapishanesi
Hakkında
Urfa İdare-i Hususiye Binası ve Urfa Hapishanesi:
Tarihi Bir Kent Dokusunun Kaybı
Şanlıurfa’nın kentsel hafızasında önemli bir yere sahip olan
İdare-i Hususiye Binası ve Urfa Hapishanesi,
19. yüzyılın sonlarından
20. yüzyılın ortalarına kadar kentin mülki ve idari yapısının merkezinde yer almıştır.
Urfa Hakkında Tabii, Coğrafi, İçtima'i, İktisadi, Tarihi, Mülki Malumat-ı Cami' Salnamesi
(İstanbul, 1927) kayıtlarında da yer alan İdare-i Hususiye Binası,
özgün mimari detayları,
cephe süslemeleri ve kesme taş işçiliğiyle dönemin estetik ve kurumsal anlayışını yansıtan müstesna yapılardan biriydi.
Bina ile bitişik konumda bulunan Urfa Hapishanesi ise
19. yüzyılın sonlarında,
Sultan II. Abdülhamid dönemindeki imar ve kurumsallaşma hamlelerinin bir parçası olarak inşa edilmişti.
İki yapı birlikte, kentin tarihi çekirdeğinde önemli bir idari kompleks ve mimari nirengi noktası oluşturmaktaydı.
Ancak geleneksel mimarinin ve tarihi dokunun korunması bilincinin henüz yeterince gelişmediği
1980’li yıllarda, bu iki tarihi yapı büyük bir kayba uğradı.
İdare-i Hususiye Binası ve tarihi Urfa Hapishanesi tamamen yıktırılarak yerine Kızılay İş Hanı inşa edildi.
Yıkım yalnızca bu iki binayla sınırlı kalmamış;
modern iş hanına giriş sağlamak amacıyla hapishanenin kuzey arkasından geçen tarihi şehir surlarının
15-20 metrelik bir bölümü de ortadan kaldırılmıştır.
Bugün yerini betonarme bir iş hanına bırakan bu alan,
Urfa’nın yakın geçmişindeki kentsel dönüşüm kararlarının tarihi miras üzerindeki
tahribatını gösteren somut bir örnek olarak hafızalardaki yerini korumaktadır.
Galeri