360° Panorama
URFA Fotoğraflarla Evvel Zaman İçinde A. Cihat Kürkçüoğlu

Şeyh Safvet (Halvetiye) Tekkesi ve Çevresi 58 meydanı

alibaydilli@urfatarih.com 180 Görüntülenme
100%
Öneri Oranı 3 kullanıcı oy verdi

Hakkında

Urfa Kent Hafızasında Tasavvufi ve Siyasi Bir İkilem:
Şeyh Safvet (Halvetiye) Tekkesi ve Çevresi

Konu: Şanlıurfa Tarihi Kent Dokusu, Tekke Mimarisi ve Biyografik Çalışmalar

Özet
Şanlıurfa Ellisekiz Meydanı, kentin sosyo-kültürel,
dini ve ticari hayatının kesişim noktalarından birini teşkil eder.
Bu meydanın en bariz anıtsal ve işlevsel yapılarından biri olan Şeyh Safvet (Halvetiye) Tekkesi,
gerek mimari organizasyonu gerekse yetiştirdiği ve bünyesinde barındırdığı tarihi şahsiyetler bakımından
Urfa kent tarihinde müstesna bir yere sahiptir.
Bu makalede; arşiv belgeleri

(Urfa Şer’i Sicilleri),
kitabeler, sözlü tarih verileri ve A. Cihat Kürkçüoğlu’nun 1980’li yılların başlarına ait fotoğrafik arşivinden
faydalanılarak tekkenin inşa ve onarım evreleri,
mimari özellikleri, banisinin siyasi kimliği ve yakın çevresindeki anıtsal unsurlar inceleme konusu yapılmıştır.

1. Giriş ve Tarihsel Arka Plan
Urfa’da geleneksel mahalle dokusu; cami, tekke, çeşme, hamam ve meydan birleşimiyle
biçimlenen dinamik bir yapıya sahiptir. Ellisekiz Meydanı’nda konumlanan Şeyh Safvet Tekkesi
(literatürde Halvetiye Tekkesi veya Kadiri Tekkesi olarak da anılır),
tasavvuf tarihinin iki büyük kolu olan Halvetilik ve Kadirilik geleneklerinin kentteki somut tezahürlerinden biridir.
Yapının inşa ve ihyasına dair veriler ilk bakışta iki farklı kaynağa dayanmaktadır:

Kitabe Verisi:
Avlu kapısı üzerinde yer alan ve Şeyh Safvet Efendi tarafından kaleme alınan kitabede,
yapının H. 1308 / M. 1890 tarihinde Kadiriler için minaresiyle birlikte inşa ettirildiği ifade olunmaktadır.

Şer’i Sicil Kayıtları:
Hicri 5 Cemaziyelevvel 1308 (M. 18 Aralık 1890) tarih ve 298 numaralı Urfa Şer’i Sicil Defteri’ndeki kayıtlara göre ise
"Halvetiye Tekkesi", Şeyh Ramazan Şani ibni Hacı Gazi Halife tarafından bina ve inşa edilmiş,
ayrıca şahıs adına bir de vakfiye tanzim edilmiştir.

Bu iki farklı yazılı kaynağın çelişkisi,
dönemin sosyo-dini şartları ve araştırma verileriyle açıklık kazanmaktadır.
Araştırmacı-yazar Mahmut Karakaş’ın "Şanlıurfa Evliya ve Alimleri"
adlı çalışmasında belirttiği üzere; Şeyh Safvet Efendi, babasının izni ve rızasıyla 1890 tarihinde mevcut
Halveti Tekkesi’ni esaslı bir onarımdan geçirmiş,
bu sırada kuzey cephesine kendi adını taşıyan çeşmeyi ve yapıya bir minareyi ekletmiştir.
Dolayısıyla kitabede geçen "bina/inşa" ibaresi, Osmanlı mimari geleneksel dilinde sıkça rastlandığı üzere,
ihya ve kapsamlı tamirat anlamına gelmektedir.

2. Banisi: Şair, Milletvekili ve Reformcu Şeyh Safvet Efendi
Şeyh Safvet Efendi, sadece bir tarikat şeyhi değil;
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde Urfa’nın yetiştirdiği en nüfuzlu fikir ve siyaset adamlarından biridir.

Siyasi Hayatı: II.
Meşrutiyet’in ilanının ardından İttihat ve Terakki Fırkası saflarında siyasete girmiş;
1908-1912, Nisan 1912-Ağustos 1912 ve 1914-1918 dönemlerinde Urfa Mebusu olarak Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda görev yapmıştır.

Milli Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi:
TBMM’nin kuruluş sürecinde aktif rol almış, özellikle Hilafetin Kaldırılması
(3 Mart 1924) hakkındaki kanun teklifini/önergesini veren mebuslar arasında yer alarak
Türkiye’nin laikleşme sürecinde belirleyici bir siyasi tutum sergilemiştir.

Ailesi ve Edebi Kişiliği:
Şairlik yönü de bulunan Şeyh Safvet Efendi,
Türk düşünce ve sanat tarihinin önemli isimlerinden Ord. Prof. Dr. Suut Kemal Yetkin’in babasıdır.

3. Mimari ve Mekânsal Kurgu
Geleneksel Urfa konut ve tekke mimarisinin yetkin bir birleşimi olan yapı,
işlevsel açıdan iki ana bölümden oluşur:

A. Avlu ve Misafirhane Bölümü
Avlu kapısından girilen ilk bölüm, geleneksel Urfa evi plan şemasını yansıtır.
Dışarıdan gelen dervişlerin, gariplerin ve tarikat mensuplarının ağırlandığı,
misafir edildiği konut karakterli odalar bu avlu etrafında dizilmiştir.

B. Zikirhane / Sohbet Mekânı (Kubbeli Yapı)
Evin güney cephesine bitişik nizamda inşa edilen bu mekân,
tekkenin kalbi durumundadır. Kubbe ile örtülü olan bu alanın iç duvar çeperleri boyunca oturma sekileri uzanmaktadır.
Şeyh ile müritlerin sohbet ettiği, zikir ve hatme seanslarının icra edildiği bu bölüm,
mahremiyet ve akustik gereksinimlere uygun olarak tasarlanmıştır.

4. Yakın Çevre ve Meydan Unsurları
A. Cihat Kürkçüoğlu’nun 1980’li yılların başlarında güneybatı yönünden kaydettiği fotoğraf,
tekke yapısının ötesinde Ellisekiz Meydanı ve Nimetullah Mahallesi’nin sosyo-ekonomik dokusunu da belgelemektedir.
[Ellisekiz Meydanı / Tekke Çevresi Odak Noktaları]

├── 1. Şeyh Safvet Çeşmesi (Kuzey Cephesi)
├── 2. Abdülkadir Kemaleddin Erbili Türbesi
└── 3. Abacı Hacı Dükkânı ve Tarihi Urfa Evi

Şeyh Safvet Çeşmesi: Tekkenin kuzey cephesinde yer alan,
1890 onarımı sırasında kamunun kullanımına sunulan hayrat eseridir.

Abdülkadir Kemaleddin Erbili Türbesi:
Tekke ile organik bağı bulunan, dönemin tasavvufi ve manevi odaklarından biri olan türbe yapısıdır.

Abacı Hacı Dükkânı ve Evi:
Nimetullah Mahallesi sakinlerinden Abacı Hacı Efendi, Urfa’nın geleneksel el sanatlarından
olan abacılık zanaatının ve ticaretinin son temsilcilerindendir.
Ömrünün son yıllarını tekkenin yanı başındaki dükkânda geçiren Hacı Efendi’nin Ellisekiz Meydanı
ile Kurtuluş İlkokulu doğusundaki Mısır Sokak köşesinde yer alan evi,
Urfa sivil mimarisinin özgün örneklerindendir.
Zamanla harap olan bu konut,
Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan döneminde (2010) İl Özel İdaresi tarafından kamulaştırılmış,
Karacadağ Kalkınma Ajansı desteğiyle restore edilerek kent kültürüne kazandırılmıştır.

5. Değerlendirme ve Sonuç
Şeyh Safvet (Halvetiye) Tekkesi;
kurucuları, banileri, geçirdiği evreler ve üstlendiği fonksiyonlar ile Şanlıurfa'nın inanç turizmi
ve kent tarihi açısından kritik bir mihenk taşıdır.
Tekke, Halvetilik ile başlayan yolculuğunu Şeyh Safvet Efendi’nin dokunuşuyla Kadiri geleneği ile birleştirmiş;
bünyesinden çıkan siyasi ve fikri liderlikle de Cumhuriyet tarihine yön veren bir merkez olmuştur.
Sivil mimarlık örnekleri (Abacı Hacı Evi) ve kamusal hayrat yapılarıyla (çeşme, türbe)
bir bütün olarak değerlendirildiğinde Ellisekiz Meydanı, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması
gereken en canlı Urfa mahalle kültürlerinden birini temsil etmektedir.

Kaynakça
Karakaş, Mahmut. Şanlıurfa Evliya ve Alimleri. Urfa Kültür ve Sanat Yayınları.
Urfa Şer’i Sicil Defterleri, Defter No: 298, H. 5 Cemaziyelevvel 1308.
Kürkçüoğlu, A. Cihat. Fotoğraflarla Şanlıurfa Fotoğraf Arşivi (1980'ler).
Şanlıurfa Valiliği İl Özel İdaresi Restorasyon Proje Raporları (2010).

Video Tanıtım

Konum

alibaydilli@urfatarih.com

Yol Tarifi Al
Reklam Alanı 728 × 90