URFA Fotoğraflarla Evvel Zaman İçinde A. Cihat Kürkçüoğlu

Şanlıurfa’nın Unutulan Mirası: Sultan Bey Türbesi

alibaydilli@urfatarih.com Tepe Sk. No:48, 165 Görüntülenme
100%
Öneri Oranı 2 kullanıcı oy verdi

Hakkında

Şanlıurfa’nın Unutulan Mirası:
Sultan Bey Türbesi ve Geleneksel Ehram Kültürü Şanlıurfa, tarih boyunca sayısız cami,
türbe, hamam ve sivil mimarlık örneğiyle Harput’tan Halep’e uzanan coğrafyanın
en zengin kentsel dokularından birine sahip olmuştur.

Sultan Hamamı’ndan güneye çıkan yokuş üzerinde yer alan Sultan Bey Türbesi ve bitişiğindeki Sultan Bey Camii,
kentin XVI. yüzyıl Osmanlı dönemi mimari haritasında önemli bir yere sahiptir.

1. Sultan Ahmet Bey ve MimarisiSultan Bey Camii,
III. Murat Han döneminde H. 995 / M. 1586 yılında Şanlıurfa’da emirlik yapan
Sultan Ahmet Bey tarafından yaptırılmıştır.

Cami ile aynı grupta değerlendirilen ve tarihi kaynaklarda Sultan Hamamı’nı da inşa ettirdiği
tahmin edilen Sultan Ahmet Bey, vefatının ardından caminin yanındaki türbeye defnedilmiştir.

Ne yazık ki Şanlıurfa’nın birçok tarihi yapısı gibi Sultan Bey Camii de zamanın tahribatına uğramış;
1970’li yıllarda yıkılarak betonarme yapıya dönüştürülmüştür.
Tarihi kayıtlarda Urfa’da henüz 1374 yılında "Sultan Caddesi" adında bir güzergâhın varlığından bahsedilmesi,
bölgenin hanedan ve emirlik mensuplarınca öteden beri önemli bir yerleşim odağı kabul edildiğini göstermektedir.

2. A. Cihat Kürkçüoğlu Kadrajından Bir Zaman Kapsülü
(1970'ler)Araştırmacı A. Cihat Kürkçüoğlu’nun 1970’li yıllarda belgelediği arşiv fotoğrafı,
türbenin özgün kesme taş işçiliğini, üzerindeki ahşap çerçeveli tabela düzenlemesini ve dönemin sosyo-kültürel
yaşantısını tek bir karede özetlemektedir.
Giriş kapısının üzerindeki duvar yüzeyinde yer alan ve Latin ile Arap harfli Türkçe metni barındıran tabela,
mekânın kentsel hafızadaki yerini simgelemektedir.
┌─────────────────────────────────────────┐
│ SULTAN BEY │
│ تربه سی │
│ TÜRBESİ │
└─────────────────────────────────────────┘
3. Kaybolan Bir Tekstil Sanatı:
Ehram (Car) Kültürü Görselin ve dönemin belgesel değerini artıran en önemli unsurlardan biri,
türbe kapısı önünde adak adayan veya dua eden kadın figürüdür.
Kadının üzerindeki örtü, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Ehram (İhram) ya da halk arasındaki adıyla
"Car" olarak bilinmektedir.

Dokuma Ve Malzeme: Ehram, tamamen doğal saf beyaz yünden,
2 ila 4 ayaklı "çekme" adı verilen kamçılı tezgâhlarda dokunan geleneksel bir kadın boy örtüsüdür.

Kullanım Biçimi:
Baştan ayaklara kadar gövdeyi örten ehram,
el yardımıyla yüze bürüklenerek yalnız gözleri açıkta bırakacak şekilde kullanılır.

Motif Zenginliği:
Ehram kumaşları üzerine "Eriş", "Mekik", "Baklava Dilimli Yollu",
"Payam (Badem)", "Tud (Dut)", "Sandıklı" ve Erzurum ahramlarındaki antika motifinin kelebeğe
benzetilmiş biçimi olan "Kepenek" gibi özgün desenler işlenirdi.
"Eriş" motifi genellikle ehramın iki ucuna (baş tahta) bordür şeklinde yerleştirilirdi.

Günümüzde geleneksel dokuma tezgâhlarının kapanması ve giyim alışkanlıklarının değişmesiyle
birlikte Ehram imalatı terkedilmiş;
bu kültürel miras da türbe mimarisi gibi ancak eski fotoğraflarda yaşayan birer hatıraya dönüşmüştür.

Sonuç
A. Cihat Kürkçüoğlu’nun 1970’li yıllara ait bu kıymetli kaydı,
hem XVI. yüzyıl Osmanlı banisi Sultan Ahmet Bey’in hatırasını günümüze taşımakta hem de
Şanlıurfa’nın kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel dokuma kültürüne'de ışık tutmaktadır.

Konum

alibaydilli@urfatarih.com Tepe Sk. No:48,

Yol Tarifi Al
Reklam Alanı 728 × 90