360° Panorama
URFA Fotoğraflarla Evvel Zaman İçinde A. Cihat Kürkçüoğlu

Çakeri Camii

alı badıllı Türkmeydanı, 63200 Şanlıurfa Merkez/Şanlıurfa 167 Görüntülenme
100%
Öneri Oranı 2 kullanıcı oy verdi

Hakkında

Binaların üst katlarındaki cumbalar ve ahşap kafesler,
dışarıya görsel bir zarafet sunarken içerideki mahremiyeti titizlikle korur.

2. Eski İnsanların Komşuluk ve Kardeşlik Hukuku
Urfa’nın eski mahallelerinde komşuluk,
kan bağından öte bir yakınlık ifade ederdi.

Paylaşım ve Bahçaçı Aşı:
Bir evde pişen geleneksel bir tencere yemek, yan komşuya gitmeden sofraya oturulmazdı.
Mutluluklar birlikte çoğaltılır, kederler ortaklaşa hafifletilirdi.

Güven ve Kapısızlık:
Sokak aralarında oynayan çocuklar her komşunun evini kendi evi bilir;
kapılar sürgülenmez, komşu hakkı her şeyin üstünde tutulurdu.

3. Zenginlerin Hayrat Mirası ve Sokak İçi Mezar/Hazire Kültürü
Eski Urfa’da zenginlik, biriktirilen mülkle değil; geride bırakılan hayratla ölçülürdü.
Zenginler ve mahalle eşrafı, varlıklarını toplumun hizmetine sunmayı en büyük erdem kabul ederdi.

Çeşmeler ve Kuyular:
Köroğluzade Haydar Ağa Çeşmesi gibi sokak başlarına inşa edilen çeşmeler ve yol üstü kuyuları,
"insan ile kurdun kuşun" sudan faydalanması için yaptırılırdı.

Sokak Aralarında Yükselen Camiler:
Mahalle aralarında yükselen Çakeri Camii gibi eserler, sadece birer ibadet mekânı değil;
çevresindeki hazireler, kuyular ve aşevleriyle tam bir sosyal dayanışma ocağıydı.

Ölümle İçi İçe Yaşamak
(Sokak İçi Mezarlar): Hayrat yaptıran banilerin ve mahalle büyüklerinin mezarları,
genellikle cami bahçelerine veya sokak geçişlerindeki hazirelere konulurdu.
İnsanlar gündelik hayatın koşuşturmacası içinde yürürken bu mezarları görür;
faniliği hatırlar, dünyalık hırslardan arınarak adaletli ve mütevazı kalmayı öğrenirdi.

4. Gerçek Manada "İnsan Gibi Yaşamak"
Eski Urfa’nın sunduğu bu hayat tablosu, bugünün insanına
"insanca yaşamanın" temel esaslarını hatırlatır:

Hırs Yerine Tevekkül:
Eyüp Peygamber’in sabır makamından feyzalan Urfa insanı, varlıkta şımarmamayı,
darlıkta ise sabırla şükretmeyi ilke edinmişti.

Sanat ile Ahlakın Birleşimi:
Taşa işlenen zarafet, insanın huyuna da yansır;
sokaktaki estetik, komşuluk ilişkilerindeki nezaketle tamamlanırdı.

Sonuç olarak;
eski Urfa’nın dar sokakları, hayrat çeşmeleri ve mütevazı mezarları,
insanın bu dünyadan geçerken arkasında sadece hoş bir sadâ ve
faydalı bir iz bırakması gerektiğini öğreten ölümsüz bir okuldur.

Ne kadar kıymetli ve derin bir hakikat paylaşımı.
Bediüzzaman Said Nursî’nin bu veciz tespiti,
insanın fani ile baki arasındaki tercihlerini en berrak haliyle ortaya koyuyor.

Ebedî Sermaye ile Geçici Tutkuların Karşılaştırması

Ahirete Taşınan Hakiki Eserler:
İnsanın bu dünyadan göçerken yanına alabileceği yegâne değerler;
taklitten kurtulup hakikate ermiş tahkikî bir iman, ihlasla eda edilen ibadetler,
kalbi her türlü günahtan koruyan takva ve insanı insan yapan güzel ahlaktır.
Kabir kapısından içeri sadece bu manevi hazineler girebilir.

Dünyada Kalan Fani Yükler:
Mal, mülk, makam, şan ve şöhret gibi unsurlar ise kabir eşiğinde hükmünü yitirir.
Üstelik bu fani servetler rıza-yı İlahi ve helal dairesi dışında kazanılmışsa,
kişiye sadece ağır bir vebal ve azap vesilesi olur.

Hakiki Kıymet Ölçüsü:
Üstad’ın da belirttiği gibi; ahirette kişiyi felaha ulaştırmayacak,
sonsuz hayatta bir karşılığı olmayacak dünyevi hiçbir eserin,
makamın ya da mülkün hakiki bir değeri yoktur.

Bırakılacak en güzel eser, arkamızda hoş bir sadâ,
rıza ile kazanılmış bir hayat ve kalplere dokunan samimi bir imandır.

Konum

alı badıllı Türkmeydanı, 63200 Şanlıurfa Merkez/Şanlıurfa

Yol Tarifi Al
Reklam Alanı 728 × 90