Urfa Dev Teşti
About
Tarihin Gölgesinde Bir İnanç ve Kültür Mirası: Urfa Dev Teşti
Kadim medeniyetler beşiği Şanlıurfa (Edessa),
tarih boyunca farklı inançların,
efsanelerin ve kültürlerin kesişim noktası olmuştur.
Şehrin zengin geçmişine tanıklık eden ve günümüzde yalnızca hatıralarda
ile eski fotoğraflarda yaşayan en ilginç yapılardan biri de şüphesiz Dev Teşti'dir.
1. Etimoloji ve Efsaneler: Neden "Dev Teşti"?
Urfa ağzında "teşt", çamaşır yıkamak amacıyla kullanılan büyük ve derin leğenleri ifade eder.
Bölge halkı, bu tarihi devasa su havuzunu boyutlarından ötürü bir efsaneyle özdeşleştirmiş;
devlerin burada çamaşır yıkadığına dair halk efsaneleri zamanla yaygınlaşarak havuza
"Dev Teşti" adının verilmesine vesile olmuştur.
Bununla birlikte,
Dev Teşti'nin arkasındaki dini ve tarihi hafıza çok daha derine iner.
Fotoğrafların arkasında Almanca yer alan
"Thaddaus'un Havuzu" ibaresi, yapının erken Hıristiyanlık dönemindeki kutsal rolüne işaret eder.
2. Tarihi Geçmişi ve 5. Yüzyıldan Kalan İzler
Tarihçi Judah Benzion Segal’ın Edessa (Urfa):
The Blessed City (Oxford, 1970) adlı eserinde aktarılan bilgilere göre Dev Teşti,
5. yüzyıldan itibaren bölgedeki Hıristiyan topluluklar için önemli bir merkezdi.
Vaftiz Havuzu:
5. yüzyılda Hıristiyan çocukların vaftiz edildiği kutsal bir mekân olarak kullanılmıştır.
Şehitlik:
Dönemin putperest grupları,
bölgedeki Hıristiyanları buraya getirerek şehit etmiş ve cenazelerini havuz çevresindeki mezarlara defnetmişlerdir.
Tarihsel süreç içerisinde kutsal işlevini koruyan bu alan,
yakın zamanlara kadar Urfalıların serinlediği,
sosyal bir araya gelişlerini gerçekleştirdiği en popüler mesire yerlerinden biri olarak varlığını sürdürmüştür.
3. Fotoğrafın Unutulmaz Hikâyesi:
Urfa'dan Almanya'ya, Almanya'dan Günümüze
Dev Teşti’nin 19. yüzyıl sonlarına ait nadir fotoğraflarından biri,
hem görsel hem de tarihsel açıdan son derece çarpıcı bir serüvene sahiptir:
Çekiliş Süreci (1896): yılında Alman misyoner Franz Eckart,
Urfa’da Başhamahane olarak bilinen (bugünkü Şehit Nusret İlkokulu)
binada bir halı fabrikası kurar.
Bu fabrikayı işletmek üzere Almanya’dan gelen görevliler,
19. yüzyılın sonlarında Dev Teşti’ne piknik yapmaya gelen Ermeni yetim çocukların bir grubunu fotoğraflar.
Almanya'daki Arşiv:
Fotoğraf, fabrikayı işleten kişilerin aileleri tarafından saklanır ve nesilden nesile aktarılarak
Almanya’da Tarih ve İlahiyat Profesörü Hermann Goltz’a ulaştırılır.
Yeniden Urfa'ya Dönüş
2008 yılında Urfa'ya gelen Prof.
Hermann Goltz; şehir, insan ve yetimhane çocuklarını konu alan bu arşiv
fotoğraflarını araştırmacı Sabri Dişli ve Cihat Kürkçüoğlu ile paylaşır.
Dev Teşti’ye ait kare de yayınlanmak üzere kendilerine verilir.
4. Süleyman Pınarı ve Alanın Dönüşümü
Dev Teşti’nin yaklaşık 100 metre batısında,
yine bölgenin su ihtiyacını ve canlılığını sağlayan Süleyman Pınarı yer almaktaydı.
Eski fotoğraflarda görüldüğü üzere,
havuzun çevresi yakın tarihe kadar yemyeşil bağlar,
bahçeler ve doğal su kaynaklarıyla çevrili bir vahayı andırmaktaydı.
Ne yazık ki kentleşme,
hızlı nüfus artışı ve plansız yapılaşma Dev Teşti ve çevresini olumsuz etkilemiştir:
Günümüzde bu tarihi su kaynağı ve havuz tamamen kurumuş durumdadır.
Yeşilliklerle kaplı eski bağ-bahçe alanı ise bugün
Süleymaniye Mahallesi olarak bilinen, yoğun gecekondu ve konut dokusuyla kaplanmıştır.
Sonuç
Urfa'nın Dev Teşti, efsanelerle örülü adından
5. yüzyıldaki vaftiz törenlerine,
Alman misyonerlerin halı fabrikasından piknik yapan çocukların
anılarına kadar çok katmanlı bir hafıza mekânıdır.
Yapı fiziksel olarak kuruyup etrafı betonlaşmış olsa da,
aktarılan belgeler ve tarihi fotoğraflar sayesinde
Urfa'nın kültürel mozağindeki müstesna yerini korumaktadır.
Video Tour
Gallery