ARŞİV

ŞANLIURFA BELEDİYESPOR

54 Views
100%
Recommendation 5 users voted

About

Şanlıurfa’nın İki Rengi: Belediyespor’un Borçsuz Tarihi ve Urfaspor Rekabeti

Şanlıurfa futbolunun hafızası sadece Urfaspor’dan ibaret değildir.
Bu şehrin kökleri amatör kümeye, “Gençlikspor” ismine uzanır.
1982’de Urfa Amatör Lig’de top koşturan Gençlikspor,
önce Sağlık Gençlikspor adıyla yoluna devam etti.
Sonra Şanlıurfa Belediyesi’nin sahiplenmesiyle tabelaya “Urfa Belediyespor” yazıldı.
Böylece şehrin ikinci profesyonel hikayesi başlamış oldu.

Belediyespor, Gençlikspor’dan devraldığı o mahalle kültürüyle yıllarca
1.Amatör Lig’de şampiyonluğun en güçlü adayıydı.Her sezon
3. Lig terfi maçlarının kapısını çaldı ama nasip 1999-2000 sezonuna kısmet oldu.
Belediye Başkanı Ahmet Bahçivan ve Faruk Çadırcı yönetimindeki o kadro,
2000-2001’de şampiyon olarak profesyonel liglere adım attı.
İlk yıl 3. Lig’de “yeni geldik” dercesine vasat bir performans sergiledi.
Ama Belediyespor’un genetiğinde sabır vardı. Henüz 2. sezonunda,
2001-2002’de bir kez daha şampiyon oldu ve
2. Lig B Kategorisi’ne yükseldi. Bu, küçük bütçeli bir belediye takımının yapabileceği en büyük sıçramaydı.

2004 yerel seçimleri sonrası yönetim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın’a emanet edildi.
Belediyespor o dönemden itibaren Türk futboluna örnek olacak bir model kurdu:
Borçsuz bütçe, kasada nakit, mütevazi kadro.
Şaşalı transferler yapmadı ama her yıl sezonu artıda kapattı.
Türkiye Futbol Federasyonu bu disiplini her yıl teşekkür yazısıyla tescilledi.
2007’de bayrağı Fevzi Yücetepe devraldığında da çizgi değişmedi.
Hatta bu centilmen duruşu TFF’nin “Mavi Bayrak” ödülüyle taçlandı.
Şanlıurfa Belediyespor, sahada kazandığından çok, kasasında bıraktığıyla anıldı.

Peki rekabet nereden doğdu?

Urfaspor, bu şehrin ilk ve tek profesyonel sevdasıydı.
Siverekspor ve Viranşehirspor’dan sonra 4. profesyonel takım olan
Belediyespor, 2. Lig’de Urfaspor ile aynı gruba düşünce rekabet kaçınılmaz oldu.
Ama bu rekabetin zemini eşit değildi.

Belediyespor’un tribünleri Urfaspor kadar dolmadı.
Bütçesi küçüktü. Kadrosunu Şanlıurfa’nın toprak mahsülü gençlerle ve
Urfaspor’un kadroda düşünmediği futbolcularla kurdu.
İronik olan şuydu: Belediyespor’dan parlayan genç, bir süre sonra Urfaspor’un yolunu tutuyordu.
Şehrin evladı, şehrin büyük takımında oynamak isterdi. Bu doğaldı.

Rekabetin sertleşmesinin 3 sebebi vardı:

1. İspat hırsı: Belediyesporlu genç, Urfaspor karşısında “ben de varım”
demek için sahaya ekstra motivasyonla çıkıyordu.

2. Eski futbolcu faktörü: Urfaspor’dan gelip Belediyespor forması giyen oyuncu,
eski takımına karşı en iyi maçını oynuyordu.

3. Dengesiz destek: Belediyenin kendi profesyonel takımı olmasına rağmen,
otobüs hattı, akaryakıt istasyonu, işçi giderleri gibi
belediye kaynaklarının ağırlıklı olarak Urfaspor’a aktarılmasıydı.
Belediyespor, “kendi evinde üvey evlat” muamelesi gördüğünü hissediyordu.

Not: Son madde tamamen saha gözlemlerime dayalı kişisel yorumumdur.

Bütün bu haksızlığa, bütçesizliğe, ilgisizliğe rağmen iki takım arasındaki istatistiklere bakınca
Urfaspor’un bariz üstünlüğü ortadadır. Ama Belediyespor’un hikayesi skor tabelasıyla ölçülmez.
Borçsuz geçen sezonlar, centilmenlik ödülleri ve Şanlıurfa’dan yetişen onlarca gence verdiği
şans, Belediyespor’u bu şehrin sessiz kahramanı yaptı.

*Son perdesi ise bir samuray gibi yazıldı.*

Belediyespor’un hikayesi, gol yiyerek değil sessizlikle bitti. Yıllarca borçsuz bütçeyle ayakta durdu. Ama şehirden ilgi gelmedi, tribün dolmadı, beklenti oluşmadı. Taraftar toplamayınca, destek olmayınca kulüp tıpkı bir samuray gibi kendi pimini çekti. Kimseye yük olmadan, kimseyi suçlamadan kendi kendini patlattı. Şanlıurfa Belediyespor’a böylece son verildi.

Başkan Ahmet Eşref fakıbaba Habib Aslan Fevzi Yücetepe Mustafa Aydın ve Necmi Karadağ…
Bu isimler o mütevazi kadroların omurgasıydı.
Yıldız değillerdi belki ama Şanlıurfa’nın çamurlu amatör sahalarından
2. Lig’e uzanan yolu taşıyan adamlardı.

Bugün Şanlıurfa futbolunu konuşurken sadece şampiyonlukları değil,
kasasında parayla lig bitiren bir belediye takımını da hatırlamak gerekir.
Çünkü futbol sadece gol değildir; duruş da oyunun bir parçasıdır.

Location

Ad Space 728 × 90