Kızılkoyun Roma Mezarları
About
Kızılkoyun Nekropolü:
Edessa’nın Taşlara Yazılmış Ölüler Şehri
1. Tanım ve İsim Kökeni
Nekropolis, Eski Yunanca Nekros = Ölü + Polis = Şehir kelimelerinden gelir.
Yani “Ölüler Şehri” demek. Antik Yunan ve Roma’da kent merkezinin sur dışında kalan,
ölülerin yaşadığı düzenli mezarlık alanlarıydı.
Kızılkoyun Nekropolü de adını bulunduğu Kızılkoyun Mahallesi’nden alıyor.
2. Konum
Şanlıurfa’nın kalbinde, Balıklıgöl’ün kuzeyinde,
Haleplibahçe’nin doğusundaki Tılfındır Tepesi yamaçlarına kurulmuş.
Yani şehrin tam ortasında ama antik dönemde sur dışında kalan bir tepe.
Edessa yani bugünkü Şanlıurfa’nın antik dönemdeki en önemli arkeolojik kalıntılarından biri sayılıyor.
3. Keşif ve Kazı Süreci
Burası uzun yıllar gecekonduların altındaydı.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin kamulaştırma çalışmalarıyla 389 gecekondu yıkıldı.
Sonrasında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi ortak kazısında 103 adet kaya mezar odası ortaya çıkarıldı.
Tarihleme: MS 2. yüzyıl ile MS 4. yüzyıl arası.
Yani Roma İmparatorluk Dönemi’nin zirve ve geç dönemine denk geliyor.
4. Mimari Özellikler
Mezarlar kireçtaşı ana kayanın içine oyularak yapılmış.
Kireçtaşı kolay şekil aldığı için Romalı ustalar özel bir sistemle odaları yontmuş.
Öne çıkan detaylar:
- Plan: Çoğunlukla kare planlı odalar
- Boyut: 3x3 m’den 12x10 m’ye kadar değişiyor. Yani aile mezarı da var, devasa soylu mezarı da.
- Arcosolium: Duvara oyulmuş kemerli ölü yatakları, yani klineler
- Kapılar: Orijinal taş kapı örnekleri var
- Süsleme: Kabartmalar ve mimari öğeler mezarın statüsünü belli ediyor
5. Gömü Kültürü
Klineler, yani taş yataklar, ölülerin yatırıldığı yer.
Bir odada birden fazla kline olabiliyor, bu da ailenin büyüklüğüne göre değişiyor.
Roma geleneği gereği ölüyle birlikte hediyeler bırakılırdı.
Dönem dönem mezarın başına gelinip sunular yapılır,
kurban kesilirdi. Yani mezarlık sadece gömü yeri değil,
aynı zamanda ziyaret ve anma alanıydı.
6. Kimler Yatıyor?
Mezarların boyutu, taş kapıları,
kabartmaları ve buluntularına bakınca çoğunun
“soylu sınıfı” için yapıldığı anlaşılıyor.
Edessa’nın zengin tüccar, yönetici ve aristokrat ailelerinin aile mezarlığı burası.
7. Bugün Ne Var?
Müzeleştirme yapılmış. Dönemin ölü gömme geleneğini anlatmak için:
- Klinelere yatırılmış iskelet kopyaları
- Heykeller
- Orijinal hediye eşyaların replikaları
sergileniyor.
Böylece ziyaretçi 1800 yıl öncesinin bir Roma mezar odasına girmiş gibi hissediyor.
Özetle: Kızılkoyun, Şanlıurfa’nın altındaki Roma.
Taşın içine oyulmuş, 103 odalı, soyluların şehri.
Balıklıgöl’e 5 dakika ama 1800 yıl geriye götüren bir yer.
KIZILKOYUN NEKROPOLIS
Necropolis are cemetery areas located in the
ancient Greek and Roman cities outside the city center,
consisting of Nekros = Dead and Police = City words in Ancient Greek.
The Kızılkoyun Necropolis was astablished on the slopes of Tılfındır
Hill in the east of Haleplibahçe, north of Balıklıgöl (the holy fish lake).
It is one of the most important ruins of the ancient Greek and Roman culture in the Edessa city center.
With the expropriation works carried out in the Kızılkoyun Necropolis,
389 slums were demolished.
103 rock tomb chambers were unearthed as a result of
archaeological excavations and cleaning works carried out
jointly by Şanlıurfa Museum Directorate and Şanlıurfa Metropolitan Municipality.
These graves date back to the 2nd and 4th AD.
Burial chambers were created by carving into the easily shaped limestone bedrock using a specific system.
Burial chambers; they were generally built with a square plan,
an arcosolium, and in different sizes ranging from 3x3 m to 12x10 m.
When we look at the size, type, reliefs,
stone doors and decoration elements and findings of the graves in the Kızılkoyun Necropolis,
it is obvious that most of the graves were built for nobles.
Additionally, in order to revive the burial tradition of the period,
statues, replica works,
and skeletons laid on klines are exhibited together with their gifts.
Gallery