Asım Paşa Mescidi
About
Tarihin Gölgesinde Bir Yıkım ve Hafıza Mücadelesi:
Asım Paşa Mescidi
Kültürel miras, bir toplumun geçmişle kurduğu köprü, kimliğinin taşlaşmış ve somutlaşmış halidir.
Ancak ne yazık ki modernleşme sancıları, kontrolsüz kentleşme ve talihsiz idari kararlar,
pek çok kadim eserin haritadan silinmesine yol açmıştır.
Şanlıurfa’nın Köprübaşı’ndan Kamberiye Mahallesi’ne inen tarihi aksı üzerinde yükselen Asım Paşa Mescidi,
bu dramatik kaybın ve ardından yürütülen sessiz hafıza mücadelesinin en somut örneklerinden biridir.
İdari Kararlardan: Bir Mescidin Kaderi
Kare planlı, tek çapraz tonozla örtülü ve özgün inşa Asım Paşa Mescidi,
Osmanlı dönemi mahalle mimarisinin mütevazı fakat karakteristik bir örneğiydi.
Yapının kırılma noktası, 1935 yılında çıkarılan ve "tasnif harici"
kabul edilen ibadethanelerin satışını öngören kanuni düzenleme oldu.
Mülkiyeti özel şahıslara geçen mescit, yıllarca yanı başındaki konutun deposu olarak kullanılarak özgün kimliğinden koparıldı.
1980’li yıllara gelindiğinde ise acı son gerçekleşti;
mülk sahibi tarafından yerine betonarme bir bina inşa edilmek üzere yapı tamamen yıktırıldı.
Dünyanın pek çok yerinde tarihi dokuya yönelik ihmaller görülse de,
Türkiye'de 20. yüzyıl boyunca uygulanan bu tarz hatalı politikalar ve rant odaklı yıkımlar,
kendi kültürel mirasına en çok zarar veren süreçlerden biri olarak tarihe geçmiştir.
Neyse ki alanın tamamen kaybolmasını istemeyen hayırseverlerin arsayı satın alıp üzerine modern bir mescit inşa etmesi,
en azından alanın manevi ruhunu yaşatmıştır.
Geleceğe Bırakılan Miras: Cihat Kürkçüoğlu ve Mahmut Karakaş’ın Katkıları
Bir eser fiziksel olarak yok edilse de, onun tarihsel varlığını ölümsüz kılan en temel unsur
belgeleme çalışmalarıdır.
Asım Paşa Mescidi yıktırılmadan hemen önce, 1978 yılında Prof. Dr. A. Cihat Kürkçüoğlu tarafından
alan çalışmasına tabi tutulmuş; yapının batı ve kuzey-doğu cepheleri fotoğraflanarak rölöve planı çizilmiştir.
Bu belgeleme faaliyeti sayesinde, araştırmacı Mahmut Karakaş tarafından kapı üzerindeki onarım kitabesi de okunabilmiştir.
Kitabede yer alan;
"Ehl-i hayrdan biri çıkdı dedi... Kıldı tecdide tamir-i cami-i Asım Paşa sene 1293"
dizeleri, yapının Hicri 1293 (Miladi 1876) yılında Asım Paşa tarafından kapsamlı bir onarımdan geçirildiğini belgelemiştir.
Gerek A. Cihat Kürkçüoğlu’nun vizyoner fotoğrafçılık ve arşivcilik gayreti,
gerekse Mahmut Karakaş’ın epigrafik çözümlemeleri olmasaydı;
Asım Paşa Mescidi bugün Şanlıurfa kent tarihinde hiçbir iz bırakmadan yok olup gidecekti.
Urfa'nın kaybolan mimari hafızasını kare kare işleyen ve geleceğe aktaran Muhterem Cihat Hocamıza
ve emeği geçen tüm araştırmacılara şükranlarımızı sunuyoruz.
Gallery